
Bazen patlamak için en ufak bir şey bile yeterlidir. O birikmişliği gözyaşlarıyla döker.. Hiç ummadığın bir anda, ufacık şey öyle bir etki yaratır ki, birden gözlerinden yaşlar süzülür de süzülür. Aslında o gün her şey güzeldir, eğlenmişsindir. Bir kaç göz göze gelme olmuştur ama yaralamaz. Sonra o olayla alakasız, belki de çok saçma, bir şey olur ve tutamazsın o an kendini. Onu hissettiğin an kendini odaya kitler, gözlerden yaşların süzülmesi yerini hüngür hüngür ağlamaya bırakır. Sende şaşkınsındır, ufak bir şeyden dolayı bunları yaşadığına. Aslında onlar birikintilerdir. İçine atarsın da atarsın. Adeta bir çöplük gibi. Ne kadar içine atarsan, o kadar taşar ya, bu da o misal. Ne kadar içine atarsan, o kadar agır yaşarsın o acıyı. Yapabilecek bir şeyin yoktur, çaresizsindir. Bir şey yapmaya gururun el vermez belkide. Sadece gözlerinden yaşlar süzülürken “Seni çok özledim.” düşüncesi tekrarlanır durur beyninde. Gitsen olmaz, onunda sana geleceği yoktur. Ellerin bağlı gibi hiçbir şey yapamazsın. Kalan azıcık zamanda da böyle akıp gider, zamanla birlikte. Ve bir bakmışsın yok olmuş ..




